Malzemeler: 4 su bardağı süt 2,5 su bardağı irmik 1/2 su bardağı şeker 1 kare paket bitter 3 yemek kaşığı tereyağı Hindistan cevizi 1.İrmiği tereyağında kavurun. 2.Sütle şekeri karıştırın. İrmiğe ekleyin. Koyulaşana kadar karıştırın, sonra kapağını kapatın, kısık ateşte sütü iyice çekene kadar pişirin. 3.İrmiği ıslak kalıplara dökün, üzerlerini kaşıkla iyice bastırın. 4.Bitter çikolatayı benmari usulü eritin. Soğuyan irmikleri kalıptan başka bir tabağa aktarıp, çikolata sosunu dökün. Üzerini hindistan cevizi ile süsleyin.
Sevgili Hayat, 20 rastgele için beni sobelemiş, teşekkürederim Hayat'cım. Haftasını bulmadan, toparlayıp yazmak istedim. 1.Eşim ve ailem, herşeyim. Onlarsız bir hayat düşünmek bile istemiyorum. 2.Küçümsemek ne kadar kötü bir huy. 3.Nazara inancım çok güçlü. Kem gözlerden çok korkarım. Nazar duasını evimden, yanımdan ayıramam. 4.Zaman ne kadarda hızlı geçiyor. Daha dün gibi herşey. 5.Geçmiş tarih ve geleceği görmek isterdim. 6.1 sn. sonra ne olacağını kimse bilemez. 7.Gerçek yaşam öykülerinden, film, kitap vs. kaçırmamaya özen gösteririm, nedense fazlasıyla etkilenirim. 8.Sevgili Hayat'ın, dediği gibi sadece ütü değil, bence tüm ev işini yapan bir robot icat etseler:) 9.Araba kullanmayı öğreniyorum. Trafikte kullanmak ne de zormuş:) 10.Yemek etkinlikleri beni heyecanlandırıyor. O günleri iple çekiyorum. 11.TV'deki yiyecek-içecek reklamları çoğunlukla beni rahatsız eder. O kadar çok bulamayan insan varki:( 12.Yeni kültürler, yeni yerler görmek en keyif aldığım dönemler. İmkanım olsada dünyayı dolaşabilsem. 13.İnterneti bulandan Allah razı olsun. İstediğin an, istediğin herşeye ulaşıyorsun. Birde kötü niyetle kullanılmasa. 14.Psikoloji, arkeoloji ve mitoloji, sanırım tüm -loji'ler ilgimi çekiyor:) 15.Ferhat Göçer'i yeni keşfettim. 16.Doğa, yaşam, insanlar, hayvanlar Allah'ın bir mucizesi.. Hayranlıkla izliyorum, öğreniyorum, yaşıyorum. 17.Tüm insanların iyi veya kötü birgün hakettiğini bulacağına inanırım. Kısaca gün olur devran döner misali:) 18.Ne olur YAZ çabuk gel. Deniz, güneş, tatil sizi çok özeldim. 19.Sabahları sıcacık yataktan kalkmak çok zor geliyor. 20.Sessiz biri olduğum söylenir, boş konuşmaktansa susmak daha güzel değilmidir:) Bende eğer isterlerse Bengisu ve Serinmavi'yi sobeliyorum:)
MAYONEZİ İÇİN Malzemeler(İki kişi için) 1 yumurta sarısı 1 limon 1 su bardağı sıvıyağ 1 tutam karabiber ve tuz
Yumurta sarısını ve limonu iyice çırpın.Yağı sicim gibi yavaş yavaş akıtın, aynı andada çırpın. Eğer yağı yedirirken bir koyulaşma olmuyorsa tutmamış demektir, yağı eklemeyi bırakın. Yağ ilavesi sırasında mayonez bozulursa, başka bir kaba 1 yemek kaşığı su konur ve karışım kaşık kaşık yedirilerek ve hep aynı yöne çevrilerek bu suya ilave edilir. Bu yolla tüm karışım öbür kaba alındığında Mayonez düzelir. Mayonezi tuttuysa, tuzunu ve karabiberini ekleyin.
Mayonez yaparken başarısızlığa uğramamak için yağ ve yumurtanın aynı ısıda, oda sıcaklığında olmasına dikkat etmelisiniz.
Salata için: 1 patates 1 havuç 1/2 su bardağı bezelye 2-3 adet kornişon turşu Süslemek için maydanoz, turşu ve zeytin
Sebzeleri haşlayın. Küp küp doğrayın. 2 yemek kaşığı mayonez ile karıştırın. En son üzerine mayonezi yayarak sürün. Maydanoz, zeytin ve turşu ile süsleyin.
Sevgili İncik Boncuk'un ev sahipliği yaptığı Ayva-ye etkinliğine bu iki tarifi yapmak nasip oldu. İkiside tamamen uydurma olduğu için, hem kolay olsun, hem güzel görünsün isteği doğrultusunda, birşeyler çıktı ortaya. Özellikle Ayva dilimlerinin tadı çok hoş ve değişikti. Ayva pastasında, sevgili anneme fikirlerinden dolayı, sonsuz teşekkür ederim. Malzemeler: 3 adet ayva 1 paket krem şanti (ikili poşetli kutularda yalnızca birisi) 1/2 su bardağı antep fıstığı 1/2 çay bardağı nar tanesi 1.Ayvaların kabuklarını soyun. Boylamasına 1 cm kalınlığında dilimler kesin. 2.Bu dilimleri, az suda komposto gibi haşlayın. 3.Kremşantiyi hazırlayın. Dövülmüş antep fıstığını içine katın ve karıştırın. 4.Haşlanmış olan ayva dilimlerinden birini alın, üzerine krem şantiyi sürün ve ikinci dilimi üzerine kapatın.Bu diliminde üzerine tekrar krem şanti sürün. Üzerini nar taneleri ve antepfıstığı ile süsleyin. Afiyet olsun
Bu tarifde, biryerlerde gördüğüm greyfurt dilimleri ile yapılmış olan bir tatlıydı. Bende ayva dilimleri ile birazda malzemeleri değiştirerek denemek istedim. Malzemeler: 2 adet ayva 1/2 su bardağı dövülmüş ceviz 1/2 su bardağı hindistan cevizi 1/2 çay bardağı bal Ayvaları soyduktan sonra, elma gibi dilimleyin. Suyu kıvamlı kalacak şekilde, az suda kaynatın. Suyunun içine ayvanın çekirdeklerinide koyun. Ayvalar piştikten sonra, kaşıkla suyunu kontrol edin, çok az kalmalı ve su gibi akmamalı. Ayvanın suyuna balı ve cevizi katın, karıştırın. Ayva dilimlerini önce bu karışıma bulayın, sonra hindistan cevizine batırarak, her tarafını kaplayın. Afiyet olsun.
Yorumlarınız @ <$BlogItemD9:55 ÖÖnbsp;
End #comments -->
ogDateHess="date-header"><$BlogDateHPazartesi, Ocak 16, 2006BlogDateH
Bu tarifi Afiyet olsun'dan almıştım. Bir de muzlusunu deniyim dedim. Biz çok beğendik. Umarım sizde beğenirsiniz:) MALZEMELER 4 yumurta 3 kahve fincanı şeker 3 kahve fincanı un 1,5 çorba kaşığı kakao 2 çorba kaşığı süt 1 paket kabartma tozu 1 paket vanilya 2 muz kreması : 1 su bardağı süt 1 paket krem şanti kakao sosu: 1 su bardağı süt 1 çorba kaşığı un 1 su bardağı su 1 çorba kaşığı kakao 1.Kek için önce yumurta ve şekeri çırpın. Sonra 2 çorba kaşığı sütü ve kakaoyu ilave edin. Biraz çırptıktan sonra ununu ve vanilyayı ekleyip tekrar çırpın. En son kabartma tozunu koyup güzelce çırptıktan sonra yağlanmış kalıba bosaltıp 175 derece ısıtılmıs fırında 30 dk. pişirin. 2.Fırından çıkartın ve sıcak kekin üstüne 2 su bardağı sütü her yerine gezdirerek boşaltın. Sonra soğumaya bırakın. 3.Kek soğuduktan sonra krem şantinin yarısını üzerine sürün ve muzları enine ikiye bölün, kekin üzerine yerleştirin, kalan krem şantiyle muzların üzerini kapatın. 4.Kakao sosu için bütün malzemeleri karıştıra karıştıra pişirin. Kaynadıktan sonra ocaktan alıp soğumaya bırakın. Soğuduktan sonra kekin üstüne kaşıkla gezdirerek dökün. Buzdolabında 1-2 saat bekletin.
Yorumlarınız @ <$BlogItemD9:58 ÖÖnbsp;
End #comments -->
ogDateHess="date-header"><$BlogDateHCumartesi, Ocak 07, 2006BlogDateH
Margarini eritin ve un, yumurta hariç tüm malzemeleri karıştırın. En son unu ekleyip iyice yoğurun. Elinize ceviz büyüklüğünde bir parça alıp, ince bir şerit haline getirip, iki ucunu birleştirin. Biraz ince olsun, çünkü pişince kalınlaşıyor. Bu halkaları önce yumurtaya(sarısı ve akı karışık olacak) sonra, susama batırın. Isıtılmış fırında 180 derecede pişirin.
Yorumlarınız @ <$BlogItemD11:51 ÖÖnbsp;
End #comments -->
ogDateHess="date-header"><$BlogDateHPerşembe, Ocak 05, 2006BlogDateH
Makarnayı tuzlu suda haşlayın. Haşlanmış makarnayı sudan geçirip süzün. Başka bir kapta yumurtayı, unu, sütü ve peyniri ezerek karıştırın. Bu karışımıda, makarnaya ekleyin, baharatını, mısırını, küçük küçük doğranmış sosis ve turşuyuda ekleyip iyice harmanlayın. Harmanlanmış makarnayı bir borcama aktarın, üzerine rendelenmiş kaşar peyniri serpin. Fırında üzeri kızarana kadar tutun.
Yorumlarınız @ <$BlogItemD11:21 ÖÖnbsp;
End #comments -->
ogDateHess="date-header"><$BlogDateHÇarşamba, Ocak 04, 2006BlogDateH
Şekerle, yumuşamış margarini yoğurun. Yumurtaları ekleyin, yalnız birinin akını ayırın. Ununu, vanilya ve kabartma tozunuda ekleyerek tekrar yoğurun. Elinize bir parça alın, resimde gördüğünüz gibi top şekli verin, bunu önce yumurta akına sonra fındık kırığına batırın. 180 derecelik fırında pişirin.
Yorumlarınız @ <$BlogItemD3:20 ÖSnbsp;
End #comments -->
ogDateHess="date-header"><$BlogDateHSalı, Ocak 03, 2006BlogDateH
İtalya'da Venedik‘in kenar mahallelerinden birinde, bir Cafe-Barda, espressolarımızı içiyorduk. İçeri giren müşterilerden biri, barmene "due caffee, uno sospeso" (iki kahve, biri askıda) dedi, iki kahve parası verdi, bir kahve içip gitti. Barmen de duvar üzerinde asılı duran çiviye bir küçük kağıt astı. Biraz sonra içeri iki kişi girdi. Onlar da “trio caffee, uno sospeso"(üç kahve, biri askıda) dediler, üç kahve parası verdiler ve iki kahve içtikten sonra gittiler. Barmen "askı“ ya yine bir küçük kağıt astı. Bunun gün boyu böyle sürdüğü anlaşılıyordu.
Bir süre sonra kahveye, üstü başı biraz eski-püskü, belli ki yoksul bir kişi girdi ve barmen’e "uno caffee sospeso "(askıdan bir kahve) dedi. Barmen hemen bir kahve hazırladı ve yeni müşterinin önüne koydu. Yoksul kişi kahvesini içtikten sonra para ödemeden çıktı, gitti. Barmen ise duvardaki askıya taktığı kağıtlardan birini kopardı, parçalayıp çöp kutusuna attı. Bu gözlemimizin sonunda, gözlerimizi yaşartan, fakat kesinlikle örnek almamız gereken bir “İtalyan toplumsal terbiyesi" öğrendik:
Bir Venedikli için, yaşamsal olmasa da kahve, günlük yaşamda önemli bir yer tutmaktadır. Kahve içebilecek kadar parası olmayan kişilere yardım edebilecek düzeydeki kişiler, kendileri bir kahve parası daha ödüyorlar. Yardım ettiği kişiyi görmedikleri için bu kişiler de daha mutlu oluyorlar, kimden geldiğini bilmedikleri bu ikramı kabul eden kişiler ise huzurlu oluyor. Yardım eden ile alan arasında, bu caffe-bar'daki garson gibi, köprü görevi yapan kişilerin ise güler yüzlü ve sevgi dolu olmaları gerekiyor. İçeri giren yoksul bir kişinin "Bana askıda kahve var mı?" diye sormasına gerek bırakmamak için "askıda kahve olduğunu" belirten kağıt parçalarını kolaylıkla görünebilen bir yere asmak ise bu olgunun çok zarif bir bölümünü oluşturmaktadır.
Biz Türkler bu askıya birşeyler asamaz mıyız ? Bir Ekmek Fırının’da, yada bir Bakkal’da, yada bir Market’te... “Askıda Ekmek” Kulağa hoş gelmiyor mu? "Askıda Ekmek" uygulamasının Isparta’da 3 Fırın tarafından yapıldığını biliyormuydunuz:)
Merhaba yemek yapmayı, yeni lezzetler denemeyi seviyorum. Canım eşim mutfağı sevmemde büyük rol oynadı; eşimin benim yaptığım tarifleri beğeni ile tatması mutluluk veriyor bana; ve tabiki bir tutam sevgiyle yapılan tüm lezzetleri herkesle paylaşmak, bu mutluluğumu katlıyor...